Tahliye Kararı
Bursa Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararda, konut kira sözleşmesinde kiracının yalnızca kira bedelini ödemesinin yeterli olmadığı; kiralananı özenle kullanma, aynı taşınmazda oturan kişilere ve komşulara saygı gösterme yükümlülüğünün de kira ilişkisinin asli unsurlarından biri olduğu vurgulanmıştır.
Somut olayda mahkeme, taraflar arasında uzun süredir devam eden kira ilişkisi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlığın basit bir kira ihtilafı sınırını aşarak husumete dönüştüğünü, tanık beyanları, ceza dosyası içeriği ve soruşturma evrakı birlikte değerlendirildiğinde kira ilişkisinin çekilmez hale geldiğini kabul etmiştir.
Mahkeme kararında, Türk Borçlar Kanunu’nun 316. maddesi uyarınca kiracının kiralananı sözleşmeye uygun şekilde ve özenle kullanmakla yükümlü olduğu, ayrıca kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermek zorunda bulunduğu belirtilmiştir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kural olarak kiracıya aykırılığın giderilmesi için en az otuz günlük süre verilmesi gerekse de, kiracının davranışlarının kiraya veren veya aynı taşınmazda oturan kişiler bakımından çekilmez hale gelmesi durumunda kiraya verenin yazılı bildirimle sözleşmeyi derhal feshedebileceği ve tahliye davası açabileceği kabul edilmiştir.
Kararda ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 23.12.2021 tarihli, 2017/1770 Esas ve 2021/1738 Karar sayılı ilamına da atıf yapılarak, kiraya veren ve aile üyelerine karşı yaralama, hakaret, tehdit gibi eylemlerin “açıktan fena kullanım” kapsamında değerlendirilebileceği belirtilmiştir. Bu doğrultuda mahkeme, somut dosyada taraflar arasındaki ilişkinin çekilmez hale geldiği kanaatine vararak davanın kabulüne ve kiracının tahliyesine kesin olarak karar vermiştir.
Kararın Emsal Niteliği
Bu karar, kira hukukunda sıkça karşılaşılan “kiracı kira bedelini düzenli ödüyorsa tahliye edilemez” şeklindeki yanlış algının her durumda geçerli olmadığını göstermesi bakımından önemlidir. Kiracının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmesi, kiralananı özenle kullanma ve komşuluk hukukuna uygun davranma yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır.
Kira ilişkisinin taraflar ve aynı taşınmazda yaşayan kişiler bakımından katlanılamaz hale gelmesi, özellikle sürekli gürültü, huzur bozucu davranışlar, ortak alanların kullanımını engelleme, taraflar arasında ceza soruşturmasına veya ceza yargılamasına konu olacak seviyede husumet oluşması gibi durumlarda TBK m. 316 kapsamında tahliye sebebi teşkil edebilmektedir.
Bu yönüyle karar, kiraya verenin, kiracının kira bedelini ödüyor olmasına rağmen kira ilişkisinin çekilmez hale geldiğini somut delillerle ispatlaması halinde tahliye talebinde bulunabileceğini göstermesi bakımından emsal niteliktedir.